Haberi Paylaş

OLUM-LU YAZI-YORUM
************************

ZİNCİRİ ATAN BİSİKLETİN BOŞA DÖNEN PEDALI GİBİYİZ

Öncelikle Nallıhan turizmi için herkesi bir dakikalık “Kaygı” duruşuna davet ediyorum.

Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olması ve pandemi süreci dahilinde normalleşmeye geçilmesi sonucunda memleket hasreti ile yanıp tutuşan hemşehrilerimizin Nallıhana gelmesiyle birlikte 29 bin olan Nallıhan nüfusu tahminim bayram boyunca 40 binlere ulaştı.
Bu durum Nallıhan’da hem trafik yoğunluğunu hemde alışveriş yoğunluğunu bir kat daha artırırken aynı zamanda turizm konusundaki umutlarımızı da birazcık boşa çıkarmış oldu.

Umut tuz gibidir, insanı doyurmaz ama ekmeğe tat verir ama biz de ne tuz var ne de tat!

Turistin yada uzaklarda yaşayan hemşehrilerimizin Nallıhan’a gelmek , Nallıhan’ı gezmek ve yaşamak için farklı sebepleri var ama bizimde farklı bir sunum üretmeye hiç niyetimiz yok yada beceremiyoruz.

Hemşehrilerimiz Kurban Bayramı dolayısıyla doğdukları, büyüdükleri yer olan Nallıhan’a geliyor.
Belki yanlarında yaşadıkları yerdeki dostlarını, komşularını getiriyorlar.
İlçe Merkezi geziliyor, alışveriş yapılıyor.
Dönüş için meşhur Nallıhan köy ekmeği yada bazlama aranıyor.

Ama açık fırın yok,
Olsada ekmek yok.
Bu durumdan hem vatandaş sıkıntıda.
Hemde fırıncı sıkıntıda.
Neden fırıncı sıkıntıda? diyeceksiniz şimdi.
Çünkü bayram süresi içinde o gün tek nöbetçi fırın onun fırını.
Yetişemedi müşteriye belki.
Yada erken bitti ekmek..
Bayram olsun olmasın.
Tatil olsun olmasın. Her ilçede en az bir lokantanın, bir ekmek fırınının birde hediyelik eşya sunan bir dükanımızın açık olması gerekiyor.
Esnaf memur değilki haftanın belli günleri ve belli saatlerinde hizmet versin.
Özellikle bazı sektörlerdeki hizmetler devamlılık gerektirdiğinden esnafımız
yılın 365 günü kendisini hazırlamalı, sistemini kurmalı böyle zamanlarda.
Bayramda Beypazarı yada Göynük ilçesine gidenler bilir. Bir çok lokanta yada yöresel tarzda ürün satan işyerleri açık. Bunu bir çok vatandaşımız da söylüyor.
Amma ve lakin,
Bir hemşehrimiz, bayramda ailesi ile birlikte Nallıhan’a geliyor. Bayramın 3.günü İlçe merkezinde ihtiyaç duyulan bütün dükkanların kapalı olduğunu ve açık ekmek fırını olmadığından aç kaldıklarını yazıp sosyal medya hesabından paylaşıyor.
Bir çok hemşehrimiz tarafından buna benzer sitemlerin bana da yapılması o hemşehrimizin dediklerini doğruluyor.

Yanılmıyorsam Nallıhan’da yöresel tarzda ekmek üreten 10-15 kadar fırınımız var.
Şunu merak ettim.
Özellikle ilçede yeni açılan fırınları nöbet listesinde gördük.

Yeni açılmış olmasından dolayı tanınması ve destek olunması amaçlı düşünülmüş olabilir.
Ancak şunu da merak ettim.
Daha eskiden açılmış ekmek fırınları listede niye yer almamış?
Bu fırınlarımız eski olmalarından dolayı, gerek tecrübeleri, gerek donanımları gerekse personel sayıları bakımından Nallıhan’da bayram tatilinde ekmek üretiminin daha hızlı bir şekilde yapılmasına destek sağlayabilirdi diye düşünüyorum.
Belki bayramda nöbet yazılan fırın sahipleri bir daha ki bayramlarda nöbet istemeyecekler. Neden?
Çünkü onlar bu bayramda müşterilerine ekmek yok diyerek mahçup durumda kalıp üzüldüler.
Benim acizane fikrim bayramlarda en az 2 yada 3 fırınımızın açık olması.
Çünkü bayramlar neşeyi, sevinci birlikteliği artırdığı gibi 30 bin nüfuslu bir ilçenin de nüfusunu bir anda bir kat daha arttırabiliyor.
Buda şu demek ki,
Bayramlarda ekmek üreten nöbetçi fırın sayısının da bir kat artırılması gerekiyor.

Çoğu hemşehrimiz Bayram süresince resmen hayal kırıklığına uğradıklarını söylediler.
Gerçekten çok yazık.
Fırınlarımızda ekmek yok.
İlçe merkezinde umumi tuvaletler kapalı.
Nallıhan Bursa Caddesinde trafik keşmekeş.
Meydanlara, caddelere ve sokaklara gelişi güzel ve düzensiz araç parkları yapılması.
Bölgemizde önemli bir turizm alanı olan Nallıhan Kuş Cenneti ve doğası harika olan bur çok köyümüzde internet yada telefonların çekmemesi.
İnanç turizminde potansiyelimiz çok yüksek ama değerlendirilememesi.

Karacasu Köyümüzdeki Uyuzsuyu Şelalesideki çöp manzaraları.
Bunları ben söylemiyorum. Bayram tatili için İlçemiz dışından gelen hemşehrilerimizden duyduklarımı sizlere aktarıyorum.
Sanırım memleketine gelen hemşehrilerimiz yada gezi amaçlı yolu Nallıhan’a düşenler uğradıkları şaşkınlık sonrası bir daha gelmek istemeyecek Nallıhan ‘a.

Turizm sektöründe sadece deniz-güneş-kum turizminden para kazanılmıyor.
Nallıhan’a ayrı bir değer katan yaylalarımız, dağlarımız, tepelerimiz ve ormanlarımız var.

Eşsiz güzellikleriyle ziyaretçileri hayran bırakan Nallıhan ilçesinin bu değerleriyle hepimiz övünebiliriz.
Ama bunların var olması turizm için tek başına bir çözüm değil.

Hani, konaklama tesislerimiz?
Hani, turist yada turizmciye cazip gelebilecek farklı sunumlarımız?

Hani övünerek söylediğimiz Nallıhan yaprak sarması, Nallıhan baklavası, Nallıhan kapama pilavı satan ve yöresel tarzda bir çok ürün sunmak için kolları sıvayan esnafımız bayram tatilinde nerede?
Ciddi bir tanıtım ve sunum politikamız yok ve sistematik olarak lobicilik yapamıyoruz.

Önemli olan Nallıhana şu kadar, bu kadar turist geldiği değil,
gelen kişilerin Nallıhan’da ne kadar konakladığı ve Nallıhan esnafından aldığı şeye karşılık ne bıraktığıdır.
Önemli olan Nallıhan ‘da kaç tane yöresel ekmek fırınının olduğu değil aynı zamanda İlçe turizmine ne derece katkı sağladığıdır.

Kuru kuruya turizmden bahsetmek olmuyor maalesef.

İlçe girişlerine konulan tanıtım tabelaları yada İlçe merkezinde iple gerilmiş bez afiş üzerine yazılan sloganlarlamı turist mi bekliyoruz acaba?

Zinciri atan bisikletin boşa dönen pedalı gibi turist bekleyelim duralım.

Saygılarımla….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir