Nallıhan Kitabı Yazarı Mesut Şener’in YÜKSEK HIZLI TREN Nallıhan’dan Geçmelidir! Yazısı:

Haberi Paylaş

Nallıhan Kitabı Yazarı
Mesut Şener’in
YÜKSEK HIZLI TREN Nallıhan’dan Geçmelidir! Yazısı:

Bu yazımda; önce Ankara-İstanbul karayolu ulaşımına, sonra Ayaş Tüneli Arifiye-Sincan tren hattına, Ankara-İstanbul otoyoluna, hızlandırılmış trene ve en sonda da gündemde olan ‘Çok Yüksek Hızlı Tren’ konusuna değineceğim.

Ankara-İstanbul Karayolu: Ankara’nın tarihi ilçeleri Ayaş, Beypazarı ve Nallıhan’dan geçen tarihi İpek Yolu; Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde olduğu gibi Cumhuriyetin ilk yıllarında da İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan en önemli yoldur.
Bu yol: İstanbul’dan başlayıp, Geyve Boğazı’ndan geçerek, Taraklı-Göynük-Nallıhan-Beypazarı-Ayaş üzerinden Ankara’ya ulaşır.

1938’den sonra Ankara’dan İstanbul’a Bolu üzerinden yapılan karayoluyla da ulaşım başlamıştır. Zamanla Bolu’dan geçen yol ön plana çıkar. Fakat, yeni yol hem uzundur, hem de kış koşullarında İpek Yolu kadar güvenli değildir. Bolu Dağının sisi, karı ve yoldaki buzlanma her sene pek çok trafik kazasına, onlarca can ve mal kaybına neden olmaktadır.

Ayaş Tüneli, Arifiye-Sincan Tren Hattı: 2. Dünya Savaşından sonra 1950 yılında ülkemizdeki iktidar değişikliğiyle karayolu politikası öne çıkarak, tren yolu yapımı 1976 yılına kadar adeta unutulmuştur.
1976 yılında, Demirel Hükümeti döneminde, Nallıhan’dan geçmesi planlanan Arifiye-Sincan tren yolu yapımına başlanmış, 8 km uzunluğundaki Ayaş tünelinin 7 km’si bitirilmiş, Sincan’dan Çayırhan’a kadar olan bölümde yol-tünel ve sanat yapılarının çoğu tamamlanmış olduğu halde; 1980 yılında yapılan askeri darbe sonrası yolun yapımı durdurulmuştur.
Bu hattın yapımını durduranlar, tren yolu ulaşımını, demir perde ülkelerinin tercih ettiğini ileri sürüp, ABD ve AB ülkelerindeki tren yolu önceliğini görmezden gelmişlerdir. Üstelik otoyol yapımı tren yoluna göre neredeyse dört kat daha maliyetli olduğu halde tercih otoyoldan yana kullanılmıştır.

Otoyol: 1980 sonrası Özal Hükümeti döneminde yapılan otoyol da İpek Yolu güzergahıyla karşılaştırıldığında mesafesi uzundur. 1999 depreminde hasar gören kilometrelerce uzunluğundaki viyadükler ve tüneller nedeniyle yapım süreci 20 yıla yakın sürmüştür. Kazan-Gerede arasındaki uzun rampalar eleştirilmiştir.
Düşünceme göre, Ankara’yı İstanbul’a bağlayan otoyol güzergahının seçiminde de hata yapılmıştır.

Hızlandırılmış Tren: 2004 yılında Ankara-İstanbul arasındaki trenle seyahat süresini kısaltmak için uygulamaya konulan ‘Hızlandırılmış Tren’ projesinden beklenen sonuç alınamayınca hızlı tren hattı yapımına karar verilmiştir.
Hızlı tren hattı için; harita üzerinde Ankara’dan İstanbul’a cetvelle çizilecek bir çizgi üzerinde yer alan 1976’da yapılan proje görmezden gelinmiş, Eskişehir üzerinden giden 576 km uzunluğundaki eski güzergah tercih edilmiştir. Günümüzde Eskişehir üzerinden çalışan Hızlı Trenle Ankara İstanbul arası 5 saat sürmektedir.

Çok Yüksek Hızlı Tren: 2021 yılı başında, basından öğrendiğimize göre: Ankara-İstanbul arasında trenle yolculuk süresini kısaltmak için, iki seçenekten biri üzerinde karar verilmeye çalışılıyormuş.
1. seçenek; 1976 projesini revize edip uygulamak.
2. seçenek; tren yolunu Bolu üzerinden yapmak.
Yüksek Hızlı Trenin çalışmaya başlamasıyla iki büyük şehir arasında yolculuk süresi 80 dakika olacaktır. Otobüs ve uçakla seyahat etmeye gerek kalmayacaktır. 10 ya da 20 dakika arayla 150-200 tren seferinin yapılmasını öngörmek hayalcilik değildir.
Tren yolu Bolu üzerinden yapılırsa her tren 70 km daha fazla yol kat edeceğinden bu yol ekonomik değildir.
Yolun uzamasıyla yolcunun varacağı yere geç ulaşmasından doğacak zaman kaybı telafi edilemez.
Hem ekonomik açıdan hem de zaman kaybını önlemek bakımından, güzergah tercihinde umarım İpek Yolu tercih edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir